Hipnodrama
günlük hayatımızdaki her türlü yaşantıyı, olmak istediğimiz kendiliğimizi
ve yaşamak istediğimiz geleceğimizi bir tiyatro sahnesi gibi hipnotik
trans altında beş duyu ile tecrübe etmeye denir. Diğer bir ifadeyle
hipnoz altında rüyanın kontrollü olarak yaşatılmasıdır. Bize başvuran
danışanlarımızdan önce ayrıntılı bir anamnez alırız ve sonra dekstriftif
(tanımlayıcı) bakış açısıyla tanısını değerlendiririz. Sonra bütüncül
psikoterapi bağlamında ele alarak formülasyon yapılır. Bütüncül
psikoterapi yaklaşımında, hastanın sorunları biyolojik, psikolojik
ve sosyal zedelenirlik bağlamında değerlendirilir.
Sorun en iyi esnek ve hastanın gereksinim ve beklentilerine yönelik
çoğul kuramsal yaklaşımla tedavi edilir. Hipnodrama
bütüncül psikoterapi yaklaşımımızda danışanın anamnezinin daha
ayrıntılı tanımlanmasında, teşhis ve teşhisin irdelenmesinde ,
tedavide kullanılır.
DAVRANIŞÇI
PERSPEKTİF ;
Davranışlarımız
öğrenilme modelleme ve taklit
yoluyla
elde edilen ve tekrarlanmaları
oranında refleks haline gelen özelliklerimizdir. Davranış, aile
içinde modellenen taklit ve modelleme ya da toplumsal yapı içerisinde
sosyal öğrenme şeklinde oluşur. Bir çok davranışımız deneme yanıma
yoluyla bir çoğu da sorgulanmadan deneme yanılmaya tabi tutulmadan
diğer bireyleri gözlemleyerek oluşan davranış kalıplarıdır. Hekimin
görevi klinik tabloya egemen olmuş bu pekişmiş ve öğrenilmiş hatalı
davranışları tespit ederek bunları değiştirmeye çalışmaktır. Bizi
hazza ulaştıran refleks arkları pekişerek kalıcılığını sürdürmekte
bize elem ve sıkıntı veren refleks arkları ve bunlarla ilintili
şartlı uyaranlar negatif refleksler doğurduğu için bunlardan kaçınma
davranışları sergilemekteyiz. Davranışçı tedavi teknikleri olarak,
1- Davranış hedefleri, 2- Yüzleştirme, 3- Cevap uyarı hiyerarşisi, 4- Taklit, 5- Davranış provası, 6- Aktif dinleme vs. sayabiliriz.
Davranışcı psikoterapi bağlamında bulguları olan hastalarımıza
ifade ettiğimiz tedavi teknikleri uygulanırken, yüzleştirme davranış
provası gibi tedavi tekniklerini trans altında hipnodrama olarak
yaşatabiliriz. Örneğin fobik hastalar için fobik ortam hipnodramada
kontrollü olarak oluşturulur. Hastanın birebir tepkilerini ve
dirençlerini ölçmek mümkün olur. Hipnodrama sayesinde hastalar
fobik uyarana karşı güçlü ve kısa sürede desentize edilmeye çalışılır.
Örneğin obsesif kompsesif hastaları yüzleştirme ve cevap önleme
hipnodrama ortamında mükerrer defalar yapılır.
BİLİŞSEL
PERSPEKTİFE GÖRE ;
Birey
yaşamını temelde anne ve babadan aldığı temel kabuller çerçevesinde,
kendi tecrübeleriyle oluşturduğu, fonksiyonu olmayan kabulleriyle
birleştirerek yeni bir alan seçer. Bu alan içerisinde yaşamını
ve nesne ilişkilerini sürdürür. Bunların devamlılığı kişinin
var oluşunu devam ettirir. Ancak bu var oluş bazı bireylerde
mutluluk ve keyif verirken bazılarında sıkıntı, bunaltı
ve çaresizlik meydana getirir.
Ebeveynden aldığı temel kabulleri, tecrübeyle elde ettiği
yargıları ve bunlara bağlı yeni nesne ilişkilerinde otomatik
düşünce aktivasyonu bireyi bir sonuca götürür.
Değersizlik, yetersizlik vs. temel kabuller üzerine nerede
negatif olgu varsa, nerede negatif bir yorum imkânı varsa
dikkat ve algı otomatik o yöne kayabilir.
Bilişsel
terapi stratejileri ;
1-
Olumsuz düşünceyi belirleme,
2- Düşüncedeki inancın ve düşünceye bağlı
duygunun derecesini belirleme,
3-
Olumsuz düşünceyi sınırlandırma; Seçici algılama, abartma,
küçümseme, genelleme yapma, bireyselleştirme, ya hep ya hiç,
keyfi çıkarsama.
4- Düşüncenin doğruluğu neyi ifade eder?,
5-
Altta yatan düşünceyi tespit,
6-
Düşüncenin maliyeti ve kârı,
7-
Delillendirme,
8-
Olayı yelpazeye oturtma,
9- Çifte standart,
10-
Düşünceler hakkında münazara tekniği,
11-
Hatalı bölgesel çıkarımda bulunmak,
12-
Alternatif bir açıklama aramak,
13-
Problem çözücü yaklaşım; direnç, sekonder kazanç, narsistçe
direnmeden kaçma vs.
14-
Kabul.
Bilişsel
psikoterapi bağlamında bulguları olan hastalarımıza trans altında
hipnodramada değiştirme, başa çıkma imajinasyonları, yaş geriletmesi
ve ilerletmesi teknikleri ile beraberce yapılabilir.
Hipnodrama altında seçtiğimiz bir konuda farklı ve daha uyumlu
ve kişi hayal ettirilir. O anki duygularını karşı tarafın duygularının
gözlenmesi yaptırılır.
Altta yatan düşünceyi tespit için yaş geriletme ve geçmiş anıların
gözden geçirilmesi yapılır. Çocuklar küçük ve zayıf, yetişkinler
ise onlara göre daha güçlü göründüklerinden kendilerini çaresiz
ve korkak hissederler. Belki de böyle hissediyorsun.Yaşımız arttıkça
daha büyük, daha güçlü, daha kuvvetli oluruz fakat çoğu kez eski
korkularımız kalıcı olur. Belki de böyle hissediyorsunuz. Bazen
en sonunda büyüyüp bir zamanlar bize çok büyük ve önemli görünen
kişi kadar olduğumuzun farkına bile varmayız. Öyle değil mi? Yine
da hâlâ korkak ve çaresiz çocuk gibi hissederiz. Fakat yetişkinler
olarak çocukların korktuğu şeylerden korkmamamız gerekir.
Hipnodrama ile geçmiş yaşantı değiştirelebilir.Hipnodrama ile
hipnotik karşıt koşullama yapılabilir. Örneğin aşırı sinirli patronun
çalışanına bağırırken ki görüntü sahnesi oluşturulurken, sağlıklı
bir bireyin iletişimi bağırarak yapmayacağını, basit ve yanlış
bir davranış karşısında üzülmeyeceğini düşünerek kişiye bağırma
görüntüsü karşısında rahat, dingin, kendinden emin bir görüntü
hipnodraması yaptırılabilir.
Bize bilişsel problemleri nedeniyle başvuran danışanımızı; bilişsel
çarpıtmaları olmayan bilgili, insanı anlayan, geçmişte kendisine
yapılan yanlış davranışları başkalarına yapmayan güçlü bir kişilik
yapısı olarak imajını eder iken yardıma ihtiyacı olan, olumsuz
otomatik düşünceleri olan, olumsuz otomatik düşünceleri oluşturmak
için seçici algılama, abartma, küçümseme yapan vs., düşüncenin
doğruluğu halinde reelde öyle olmadığı halde felaket senaryoları
çıkaran "neden bu tür yapılara sahip oluyoruz"u bilmeyen,
olumsuz düşüncenin kendine zararı olduğunu fark etmeyen, düşüncede
çifte standart uygulayan, kendini olduğu gibi kabul etmeyen bir
insan modeline karşı dingin, güçlü, sağlıklı bir bilişsel yapısı
olduğunu gösteren ve sonrasında bu ifade ettiğimiz sağlıklı düşünemeyen,
yardıma ihtiyacı olan kişiyle konuşarak yardım ettiğini hipnodrama
ile oluşturabiliriz.
DİNAMİK
PERSPEKTİFE GÖRE ; Dürtü Kuramına Göre;
Freud'a göre id, ego, süper egodan oluşan ruhsal aygıt yapısı,
ruhsal gelişim evrelerinin psikoseksüel olarak oral, anal, fallik
dönemlerin değerlendirilmesi, ego savunma düzenekleri hasta açısından
değerlendirilir. Ayrıca Eric Erickson'a göre psikotoplumsal açıdan
değerlendirilmesi yapılır. İçgörü odaklı psikoterapi bağlamında
yapılan tespitler hastaya anlatılır.
Nesne İlişkili Kuramına Göre ;
Kernberg'in oluşturduğu kurama göre iyi ve kötü kendilik açısından
özellikle borderline yapı var mı yok mu değerlendirilir. Amaç
dürtünün kontrolü, öfke kontrolü, früsturasyon tahammül derecesinin
artırılması, iyi ve kötü kendiliğin entegrasyonu sağlamaktır.
İyi ve kötü kendiliğe geçişte diğer taraf yok kabul edilir. Mekik
dokuma olur. Yaptığı şeyin farkındalığını arttırmaya çalışılır.
Kendilik Kuramına Göre;
Kendiliğin aydınlanması üzerine dinamik yapı izah edilir. Özellikle
narsistlik kişilik bozukluğu hastalığı kendilik kuramına göre
izah edilir. İki tür aynalanma vardır. Bir, kendiliğin aynalanması
(az aynalanması, çok aynalanması, tutarsız aynalanması.). ikincisi
ise, yansıtılan tüm güçlü ebeveynin beklenen karizmatik aynalaması.
Koşullu sevgi sonucunda dış odaklı bir yapı oluşur. Hastaya dış
odaklı yapıdan iç odaklı yapıya geçmesi için iç görü oluşturulur.
Büyük bir sahte kendilik küçük bir öz kendilik olması sebebiyle
öz kendilik adına kendisi için özgür eylemler planlaması ve tasarlaması
önerilir. Ham, yoz duyguları bencilce yaşar. Sonrasında estetik
duygulara yönelir. Sokratik bir sorgulama ile iç görü oluşturulmaya
çalıştırılır.
Masterson Kuramı
Anne, çocuğu istediği şeyleri yaptığında libidinal sevgi enerjisini
verir. Çocuk yutulma kaygısıyla uzaklaştığında veya annenin istediklerini
yapmadığında ise libidinal sevgi enerjisini keser. Bu durum ödüllendirilen
nesne ilişkileri parçası, ödüllendirilen kendilik parçası ve geri
çekilen nesne ilişkileri parçası, cezalandırılan kendilik parçası
diye ifade edilir. Zihinsel bir tasarım oluşur. İkisini de gözlemleyen,
iç görü yapan realitenin temsilcisi ego parçası var. Bu ego parçası
neyi sevip neyi sevmediğini değerlendirir. Anne libidinal enerjisini
çektiğinde terk depresyonuna girilir. Anneyi kaybetmenin hüznü
yaşanır. Boşluk ve yokluk içerisinde yeni sevgi objesi (anne)
arayışı ile değerli hissetmek için haz ilkesine yönelmek yerine
kişinin üretkenlik üzerine yönelmesine çalışılmalıdır. Yüzleştirme
ve farkındalığı artırma yapılmalıdır.
Dinamik Psikoterapi Bağlamında Hipnoterapi Uygulaması
Nesne ilişkileri kuramına göre dürtü kontrolü yapamayan öfke kontrolü
yapamayan, iyi ve kötü kendiliğe geçtiğinde reel değerlendirme
yapamayan kişinin hipnodramı altında hayatın içerisinde ego güçlendirici
telkinlerle dürtülerini kontrol eden tecrübe yaşatılır.
Masterson kuramında ise sevgi objesinden uzaklaştığında, hiçliği
ve yokluğu hissettiğinde değerli hissetmek adına haz objeleri
ve dürtülerine yönelmek yerine üretkenliğe yöneltirerek hipnodrama
ortamında entegrasyonu sağlamak, sağlıklı ego geliştirmek adına
deneyimler yaşatılabilir.
Kendilik kuramında hipnodramada narsistlik yapıya dış odaklı yaşamın
anlamsızlığı ve öz kendiliğin özgür eylemleri yaşatılır.
Bize başvuran hastalarımızı bütüncül perspektifle değerlendirdiğimizde
biyolojik, davranışçı, bilişsel, dinamik varoluşçu değişik yapılanmalarda
bazen bir veya bir kaçının bir arada bulunduğunu görmekteyiz.
Bu bağlamda uyguladığımız hipnodramalarda hastanın formülasyonunu
oluşturan patolojilere göre değişiklik göstermektedir. Örneğin
pasif-agresif kişilik yapısında sosyal fobik ağar ödipal çatışması
olan hayattaki bütün erkekleri baba türevleri olarak algılayan
takip ettiğim hastamın aynı zamanda değersizlik ve yetersizlik
temel kabulleri, yoğun olumsuz otomatik düşünceleri ve bunlara
bağlı kaçınma davranışları da mevcuttur. Bütüncül psikoterapi
bağlamında değerlendirdiğimizde hastanın dinamik, bilişsel-davranışçı
terapi ön plana çıkmaktadır.
Bütüncül pespektiften baktığımız hastaların olumsuz özelliklerini
dışsallaştırıp danışanımızla beraber hareket etme olanağı buluyoruz.
Tahir Özakkaş tekniği ile tiyatro sahnesi hipnodramasında kullanmak
üzere hastanın olumsuz özelliklerini patolojilerini bir tarafa
alıyor, ulaşmak istedğimiz ve olumlu özelliklerini bir tarafa
alıyoruz. Olumlu ve olumsuz ego güçleri oluşturuyoruz. Olumlu
ve olumsuz ego durumlarını karşılıklı konuşturuyoruz. Olumlu egoyu
destekliyoruz. Tiyatroyu seyreden kendiliği temsil eden yapı iradesi
ile olumlu ego ile bütünleşiyor veya bütünleşmiyor. Bütünleşmiyorsa
daha sonra nedenlerini irdeliyoruz.
3.
Hipnoz Kongresi Dr. Mehmet TEKNECİ 'nin konuşması.