Hasta, doktorunun model olarak gösterdigi davranis ya da tepkileri kopyalar. Davranisçi model içinde biraz önce bahsettigimiz hasta, doktorun fincan kirma eylemini taklit ettiginde bu eylemi taklit etmis olur. Ruhsal gelisimin dogal seyrine baktigimizda taklit etme epigenetik bir temele dayanmaktadir. Dikkat edilirse çocuklarin jest ve mimikleri aileden aldiklari jest ve mimiklerdir. Yürüyüs stilleri, el kol hareketleri ve konusmanin tonu hep taklit edilerek olusan süreçlerdir. Bunlar bilinçdisi ve otomatik olarak olusan süreçlerdir. Terapi ise bu süreçleri bilinçli kilma halidir. Yanlis olan davranislar yerine, bilinçli bir sekilde isleyebilecek süreçleri ikame etme çalismasidir. Burada en önemli öge, bireyin taklit edecegi davranisa inanmasi ve taklit edilecek davranisin da gerçekçi olmasidir. Taklitle baslayan terapi süreci kendiliginden bir iyilesme dönemine girebilmektedir. Bazi depresyon hastalarimiza mutlu insanlari taklit etmesini öneririz. Bir nevi mutluluk oyunu oynamasini isteriz. Mutlu insanin yasam stilini taklit etmeye çalisan depresyon hastasi bir müddet sonra anormal duygulanim ve davranislarindan siyrilarak pozitif süreçlere girmektedir. Cinsel islev bozuklugunda isteksiz olan bir partnerin arzulu ve istekli bir partneri oynamasi yine davranisçi bir taklide örnek olarak verilebilir.







