DSM-IV’ de (APA, 1994) DD depersonalizasyon bozukluğu, disosiyatif amnezi, disosiyatif füg, disosiyatif kimlik bozukluğu (DKB) ve başka türlü sınıflandırılamayan DD içerir. Disosiyatif trans bozukluğu halihazırda başka türlü sınıflandırılamayan DD nın bir formu olarak sınıflandırılır ve daha sonraki el kitapçıklarında ayrı bir form olarak sınıflandırılabilmesi konusunda çalışılmaktadır. Bu tanı ya trans benzeri bir durumu ya da alışkın kişisel kimlik hissi yerine yeni bir kimliğin geçtiği bir tutulum durumunu içerir.
Depersonalizasyon bozukluğunda, hipnoz kişi ve hisleri arasında yeniden bağlantı kurmada bir rol oynayabilir. Disosiyatif amnezide, hipnoz hafıza kaybı olan dönemlerle alakalı hatıraları tekrar kazanmak konusunda geleneksel olarak kullanılmaktadır. Disosiyatif fügde, hipnoz unutulan ve kaçan zaman dilimlerine erişmede ve değişen kimlikle temas kurmada kullanılabilir. Disosiyatif kimlik bozukluğunda, hipnoz değişen kimliklere erişmede, değişenler arasında ilişki kurmada, amnezi dönemlerine ait hatıraları su yüzüne çıkarmada, yaşantılarla yüzleşmede ve entegrasyonu kolaylaştırmada kullanılmaktadır. Hipnoz bu grup hastaların tedavisiyle uğraşan terapistlerin çoğu tarafından kullanılır (Putnam & Lowenstein, 1993). Bununla birlikte, yakın zamanlarda hipnozun destekleyici ve kriz önlemeye yönelik görüşmelerde (Fine, 1991; Kluft, 1988a,b, 1989, 1995a), ego hali terapi uygulamalarında (Watkins & Watkins, 1997) ve daha yeni dışa vurarak rahatlama tekniklerinde (Kluft, 1988, 1990; baskıda; Fine, 1991) kullanımına ilişkin vurgular yapılmaktadır. Sözü edilen bu yöntemlerin tümü travmatik malzemenin yeniden araştırılmasına bağlı olarak eğer bir ayrışma durumu söz konusu değilse ciddi strese yatkın hastalar tarafından kolaylıkla tolere edilebilir. Disosiyatif trans bozukluğunda hipnoz sıklıkla oto hipnotik uygulamaların kullanımıyla patolojik trans durumlarının bölünmesini ve çözülmüş yaşantıların yeniden yapılanmasını içerir (Spegel & Spegel, 1978). Başka türlü sınıflandırılamayan DD için hipnoz farklı DD için yapılan uygulamaların özel bir varyantını teşkil eder.
Depersonalizasyon bozukluğunda, hipnoz kişi ve hisleri arasında yeniden bağlantı kurmada bir rol oynayabilir. Disosiyatif amnezide, hipnoz hafıza kaybı olan dönemlerle alakalı hatıraları tekrar kazanmak konusunda geleneksel olarak kullanılmaktadır. Disosiyatif fügde, hipnoz unutulan ve kaçan zaman dilimlerine erişmede ve değişen kimlikle temas kurmada kullanılabilir. Disosiyatif kimlik bozukluğunda, hipnoz değişen kimliklere erişmede, değişenler arasında ilişki kurmada, amnezi dönemlerine ait hatıraları su yüzüne çıkarmada, yaşantılarla yüzleşmede ve entegrasyonu kolaylaştırmada kullanılmaktadır. Hipnoz bu grup hastaların tedavisiyle uğraşan terapistlerin çoğu tarafından kullanılır (Putnam & Lowenstein, 1993). Bununla birlikte, yakın zamanlarda hipnozun destekleyici ve kriz önlemeye yönelik görüşmelerde (Fine, 1991; Kluft, 1988a,b, 1989, 1995a), ego hali terapi uygulamalarında (Watkins & Watkins, 1997) ve daha yeni dışa vurarak rahatlama tekniklerinde (Kluft, 1988, 1990; baskıda; Fine, 1991) kullanımına ilişkin vurgular yapılmaktadır. Sözü edilen bu yöntemlerin tümü travmatik malzemenin yeniden araştırılmasına bağlı olarak eğer bir ayrışma durumu söz konusu değilse ciddi strese yatkın hastalar tarafından kolaylıkla tolere edilebilir. Disosiyatif trans bozukluğunda hipnoz sıklıkla oto hipnotik uygulamaların kullanımıyla patolojik trans durumlarının bölünmesini ve çözülmüş yaşantıların yeniden yapılanmasını içerir (Spegel & Spegel, 1978). Başka türlü sınıflandırılamayan DD için hipnoz farklı DD için yapılan uygulamaların özel bir varyantını teşkil eder.







