hipnoz

Mehmet Tekneci
hipnoz

Hipnoz ve Travmanın Üçlü Tedavisi

e-Posta Yazdır PDF
Disosiyasyon psikiyatrik hastalarda ve hasta olmayan toplum bireyleri arasında travmaya karşı gelişen yaygın bir tepkidir (Putnam, 1985; Spiegel, 1986, 1991). Travmaya maruz kalmış ve önemli disosiyatif manifestasyonlar gösteren hastaların çoğu, şayet bir kontrendikasyon yoksa, terapötik hipnoz uygulaması için mükemmel adaylardır.

Son yıllarda Herman (1992) travmatize hastaların tedavisi için bir üçlü yaklaşımı savundu. Bu yaklaşım temel olarak ilk kez Janet tarafından ortaya konan ve daha sonra diğer bir çokları tarafından izlenen benzer gözlemlere dayanmaktadır. Bu yaklaşıma göre terapi bir güvenlik fazıyla başlar. Bu fazda hastanın kendini güvende hissetmesi esas olup hasta rahatlatılır ve desteklenir. Böylece hasta daha güçlü hale getirilmeye çalışılır ve hazırlanmış olur. Bu fazı hatırlama ve kederlenme fazı izler. Bu fazda travmaya odaklanılır; travmanın etkisi ve doğurduğu sonuçlar değerlendirilir ve kederlenilir. Son faz olan yeniden bağlantı fazında kişinin kimliğinin yeniden entegrasyonu konuları, kişiler arası ilişkilerin yeniden inşası, sosyal rol ve sorumlulukların yeniden takınılması ve normal başa çıkma konularının yeniden tesis edilmesi konularına odaklanılır.

Güvenlik fazında hipnoz rahatlaması, anksiyetenin giderilmesi, semptom rahatlaması, egonun inşası, güvenli bir yer oluşması, etki düzenlemesi, disosiye ego durumlarına ulaşılması ve flashback ve uyku bölünmelerinin kontrolü açısından rol oynar. Hatırlama ve kederlenme fazında hipnoz amnezinin düzelmesi, abreaksi­yonların kontrolü ve ego durumlarının yeniden konfigürasyonu açısından rol oynar. Yeniden bağlantı fazında hipnoz ego durumlarının harmanlanması, daha adapte olarak başa çıkma yollarının geliştirilmesi, anksiyetenin azaltılması ve tortu karakterlerle baş edilmesini kolaylaştırır.