“Ağayı
dövemeyen eşeğini, eşeği dövemeyen semerini döver.” İd’in libidinal
yapısı iki ana parçadan/bileşenden oluşmaktadır: Yaşam ve ölüm
enerjisi. Ölüm enerjisini belirleyen şey, bireyin hissettiği agresivitedir.
Özellikle dürtülerin engellenmesinde, egonun früstre edilmesinde
toplumsal olarak da zor bir konuma düşürülme hallerinde kişi bu
duruma tepki gösterecektir. Buna neden olan dışsal bir nesne söz
konusu ise bireyin kızgınlığı ve öfkesi o nesneye yönelecek ve
kişi rahatlayacaktır. Ama her zaman sistem bu şekilde çalışmamaktadır.
Çünkü bireyin agresivitesini boşaltacağı nesne, bu şeyle muhatap
olduğunda kişiye daha büyük bir sıkıntı yaratacak bir yansıma
oluşturacaksa birey bu eylemden vazgeçecektir. Amiri tarafından
fırçalanan memur, komutanı tarafından azarlanan asker, patronu
tarafından aşağılanan tezgâhtar, öğretmeni tarafından azarlanan
öğrenci kızgınlıklarını buralara yönlendiremeyeceklerdir. Şayet
yönlendirecek olurlarsa bunun bedelini çok ağır bir şekilde ödeme
ihtimalleri mevcuttur. Birey kızgınlığını ve öfkesini içine gömecek,
bastıracak ve olay mahallinden uzaklaşacaktır. Bu ana kadar bir
problem yaratılmadan sorun atlatılmıştır. Ancak bir müddet sonra
içteki sıkıntı artacak ve deşarj yolları arayacaktır. İçte birikmiş
olan potansiyel enerji kendisine çıkış yolları bulmaya çalışacaktır.
Bu durumlarda çeşitli şekillerde öfke ve kızgınlık başka yerlere,
başka bireylere yönlendirilir. Bulunabilecek ufak bir bahane ile
kişi öfkesini veya kızgınlığını kontrolsüz bir şekilde boşaltır.
Bu olaya başkasına yöneltme (yer değiştirme) diyoruz. Amiri tarafından
fırçalanan memur öfke ve kızgınlığını kendine müracaat eden vatandaştan
çıkarabilir. Komutanı tarafından azarlanan asker, daha alt seviyedeki
bir askere yönlenebilir. Patronu tarafından aşağılanan tezgâhtar
evinde hanımına veya çocuğuna bağırabilir. Öğretmeni tarafından
azarlanan öğrenci evde küçük kardeşine vurabilir.
Başkasına
yöneltme mekanizması toplum içerisinde çok yaygın olarak kullanılan
bir mekanizmadır. Özellikle adaletin tam tesis edilmediği, bireyselleşmenin
tam oluşmadığı toplum türlerinde güçlünün zayıfı ezdiği ve zayıfın
kendini koruyamadığı sistemlerde başkasına yöneltme mekanizması
yaygın olarak kullanılmaktadır. Büyük balık küçük balığı hep yutmaktadır.
Psikiyatrik anlamda yer değiştirme mekanizmasının en yaygın olarak
kullanıldığı yer eşler arasındaki problemlerdir. Eşlerden birisi
veya her ikisi dışarıda deşarj edemedikleri öfke ve kızgınlık
hisleriyle dolmakta ve dolu bir şekilde eve gelmektedirler. Birbirlerine
bakarak biri diğerinde açık aramakta, bu yaklaşım tarzıyla da
bir müddet sonra bir bahane bulunmakta ve bir tartışma ortamı
oluşturulmaktadır. Tartışmayı çıkaran tarafın amacı, içinde biriktirdiği
olumsuz enerjiyi boşaltacak uygun birini bulmaktır. Bu da eşi
olmaktadır. Bahaneyi de hazırladıktan sonra içindeki bu öfkeyi
bu bahanenin üzerine bina ederek deşarj etmektedir. Karşı tarafa
baktığımızda; mağdur ve mazlum bir durumdayken anlamsız bir gerekçe
ve mantıksız bir bahane ile eşinin kendisine saldırıda bulunmasına
karşı yoğun öfkeye kapılmakta, bu öfke ile birlikte kendini savunma
gayesi ile o da saldırıya geçmekte ve kavga karşılıklı olarak
körüklenmektedir. Taraflardan birinin akl-ı selimle hareket etmesi
sonucunda kavga yatışmakta ve olay kapanmaktadır. Ama bu imkân
yok ise sözlü sataşmalarla başlayan bu tartışma fiziki temas ve
darba dönüşebilmekte, hatta boşanmayla dahi sonuçlanabilmektedir.
|