Gençliğimizde,
okul yıllarında bizlere münazara yaptırılırdı. Bunlar çok yararlı
çalışmalardı. Öğretmenimiz bir konu belirler, bu konunun lehine
ve aleyhine konuşmalar yapmamızı isterdi. Bu bir nevi zihin egzersizi
idi. Bir olaya çok farklı boyutlardan nasıl bakılabileceğini gösteren
rasyonel bir yaklaşım tarzıydı. Her türlü alternatif fikir, gözler
önüne serilebiliyordu. Sağlıklı, bir biriyle bağlantılı, mantıklı
savlar ileri süren ve kendi içinde bir bütün oluşturan taraf münazarayı
kazanıyordu.
İşte
bu münazara şekli olumsuz negatif düşünceler için hasta ve hekim
açısından kullanılabilir. Olumsuz düşüncenin aleyhine hastanın
konuşması istenir, alternatif açıklamalar ve izah tarzlarının
neler olabileceği tartışılır. Bilişsel çarpıtmalarda kişi tek
boyutlu düşündüğünden ve negatife odaklandığından hep olumsuz
sonuçlara ulaşır. Bu yaşam tarzını yıllardır uyguladığından, olaylar
karşısında şaşkın, bitkin ve olumsuz bir tavır içindedir. Bireye
olumsuz düşüncelerin aleyhine münazara yapma yetisi kazandırılırsa;
birey kendi düşüncelerini sorgulayabilme ve alternatif açılımlar
temin etme imkânına sahip olabilmektedir.
Hastanın
yetersiz kaldığı, düşünce üretemediği durumlarda hekim bilgi ve
tecrübesine dayanarak olumsuz düşüncelere karşı yeni fikirler
geliştirir. Bu, hastaya her olaya değişik açılardan bakma yetisi
kazandırır. Olayları reel düzeyde algılama ve anlama kabiliyeti
verir.
Burada
önemli olan konulardan birisi de olumsuz düşüncenin aleyhine konuşacağız
diye olayın abartılmaması, reel ve objektif sınırın hep muhafaza
edilmesidir. Olayın gerçekçi bir yönü var ise kişinin bunu kabul
ve ona karşı mücadele etme gücünü artırmasını sağlamak gerekir.
|