Düşüncenin
doğruluğu bu sonucu çıkarmaya yeterli midir? Yukarıda belirttiğimiz
gibi düşünce ve düşünceye bağlı duygu birlikte hareket etmektedir.
Doğal düşünceler doğal duyguları ve hareketleri oluştururlar.
Sosyal
fobik olan bir hastamız grup terapisine davet edildiğinde katılmak
istemedi. Niçin diye sorduğumuzda; “hatalı bir davranış yaparım
ve arkadaşlarım benimle alay ederler, bu da benim için dayanılmaz
bir acı oluşturur. Onun için bu ortamlara girmek istemiyorum”
dedi. Hatalı bir davranıştan kastının ne olduğunu sorduğumda da
hatalı yürüyebileceği, hatalı konuşabileceği, elindeki herhangi
bir şeyi düşürebileceği, soru sorulduğunda cevap veremeyeceği
gibi kaygılarını dile getirdi. Ben; “diyelim ki bunlar gerçekten
oldu; hatalı yürüdün, hatalı konuştun, elindeki çay bardağını
yere düşürdün, ne olur?” diye sordum. “Aptal durumuna düşerim
ve diğer insanlar benimle alay ederler, bana gülerler. Ben de
kendimi çok kötü hissederim; yetersizliğim ve değersizliğim kanıtlanmış
olur ve buna dayanamam.” Dedi. Bu hastamıza her insanın hata yapabileceği,
bunun doğal olduğu, bu hata sonucunda normal bir insanın diğeriyle
alay etmeyeceği, bir takım kişilik zaafları olan problemli kişilerin
böyle davranabileceği belirtildi. Ona: “Birisinin size gülmesi,
sizinle alay etmesi, sizin değerinizi düşürmez; o insanın basitliğini
gösterir. İnsanın değeri, o güne kadar getirmiş olduğu bireysel
bilgi ve becerileriyle ilgilidir. İnsanın özellikleriyle bağlantılıdır.
Sizin insani özellikleriniz bir başkasının yoğun taltifleriyle
yükselmediği gibi aşağılamasıyla da hiçbir zaman düşmez, bu mümkün
değildir. Bu tip hatalar yapılabilir, doğaldır insanidir. İnsanlar
bu tip hatalar yapabileceklerini kabul edebilmeli, bundan olumsuz
felaket tabloları çıkarmamalıdır” denildi. Bu arkadaşımız, grup
terapisine katılıp duygularını grupla paylaştığında diğer grup
üyelerinin hiç de öyle düşünmediğini ve herkesin anlamsız benzer
kaygıları olduğunu fark ederek iç görüsünü geliştirdi. Bu da tedavisinde
olumlu bir ilerleme sağlamasına neden oldu.
|