Freud
insanın zihinsel yapısını izah etmeye çalışıp ‘İnsanın ruhsal
aygıtı’ kuramını geliştirmeyi sürdürüyordu. İnsanı anlamak, insanın
ruhsal aygıtının parçalarını kavrayabilmek için yoğun gayret gösteriyordu.
Çalışmaları, gözleme ve konuşmaya dayanıyordu. Freud laboratuarda
çalışan bir bilim adamı değildi; öncelikle klinisyendi. Yani kendisine
müracaat eden hastaları tedavi etmekle yükümlü bir hekimdi. Yalnız
başına bir kuram, hastalara hiçbir yarar sağlamazdı. İnsanın ruhsal
yapısını, ruhsal aygıtının parçaları ve aralarındaki bağlantıları
çok iyi tanımlayabilirsiniz. Bu tanımlamalarınız da doğru olabilir.
Ancak bu bilgiler hastaya hiçbir fayda vermez. Freud hastaları
ile yaptığı çalışmalarda önceleri hipnotik trans altında onları
konuşturuyor, onların geçmiş yaşantılarına ulaşmaya çalışıyordu.
Hastaların, geçmişteki travmatik anıları konuştuklarında ve o
günleri tekrar yaşayıp transtan çıktıktan sonra rahatladıklarını
gözlemledi. Bazı hastalar hipnoz altında duygusal bir boşalım
yaşıyor, ağlama krizleri geçiriyor ve kendiliğinden bir iyilik
hali elde ediyorlardı. Freud buna baca temizleme işlevi ismini
verdi. Hastalar trans altında sıkıntılarını ifade edip konuştukça
tedavi oluyorlardı.
Bu
gözlemlerden yola çıkan Freud, her hekim tarafından her hastaya
uygulanabilecek bir yöntem geliştirmeye çalıştı. Çünkü her hasta
hipnoza alınamıyordu. Bu da ciddi bir sorun olarak duruyordu.
Ayrıca her hastanın hipnotik transa alınması hekim için zahmetli
ve zor bir süreçti. Freud çalışmalarının bir evresinde serbest
çağrışım yönteminin de aynı sonuçlar doğurabileceğini keşfetti.
Ancak hipnotik trans altında hastaların çok kısa yoldan rahatlaması
temin edilirken, serbest çağrışım yöntemiyle bu yol biraz daha
uzatılmış oluyordu. İşte bu şekilde bir ihtiyaçtan doğan yeni
bir tedavi yöntemi arayışı klasik psikanalizin kapılarını açtı.
Freud deneme-yanılma yoluyla hastalarıyla yaşadığı süreci çok
dikkatli bir şekilde gözlemledi ve önemli çıkarımlar elde etti.
Aktarım, karşı aktarım, katarsis, savunma düzenekleri, bilinç,
bilinç öncesi, bilinç dışı rüyalar, rüyaların sembolik anlamı,
dil sürçmeleri ve benzerleri, bu süreçte elde ettiği kıymetli
materyaller idi. İşte tüm bunları bir araya getirerek dinamik
kuramın tedavi yöntemini ortaya koydu. Bunun adı Klasik Psikanalizdi.
Klasik psikanalizi anlayabilmek için, onu oluşturan kavramları
ve ne işe yaradığını bilmek gerekir. Aşağıdaki bölümlerde klasik
psikanalizin ve dinamik kuramın ana yapı taşları açıklanmaya ve
nasıl işlev gördükleri izah edilmeye çalışılacaktır.
|