En
güçlü tedavi sekli, hekimin veya terapistin beklenen
davranisi kendi hayatinda hissederek yasamasi ve uygulamasidir.
Hekim kendi içsel zaaflarini asip, davranislariyla ve duygulanimiyla
dogru ve güzeli yapiyorsa bu, kendiliginden bir model olmakta
ve olusturmatadir. Hasta, hekiminin davranislarini gözlemler
ve yorumlama yapar. Yapmak istedigi davranislari hekimin içtenlikle
ve dogal bir seklide yaptigini görmesi hastanin isini kolaylastirir.
Hasta, hekimin bu davranislarini model alarak kendi hayatinda
uygulamaya çalisir. Özellikle iletisim becerisinin
kurulmasi, ben kelimesinin kullanilmasi, jest, mimik ve konusmanin
akiciligi ve uygunlugunun ortaya konmasi ve oturma sekli davranislari
tamamen modellenir. Hasta herhangi bir problem karsisinda nasil
davranacagini bilmeyebilir. Burada en kisa ve kestirme yol hekimin
bu davranis seklini hastasina göstermesidir.
Otistik
bir durumda kalmis, toplum tarafindan dislanmis ve kendi odasina
kapanmis ergen yastaki bir hanim kizimizin tedavi sürecinde,
daha çok modelleme teknikleri kullandik. O güne kadar
ilkokulu bitirdikten sonra kilolari nedeniyle arkadaslari tarafindan
hakarete maruz kalmis bu kizimiz, yillarca kendisini odasina hapsetmisti.
Aile içerisinde de ayni saka ve asagilanmaya maruz kalmasi
dolayisiyla tüm insanlarla iletisimini kesmisti. Terapötik
tedavideki isbirligini kurduktan sonra hastamizi sosyal hayatin
içinde nasil davranacagini ögretmeye çalistik.
Lokantaya nasil girilir, nasil yemek istenir, nasil kalkilir,
markette nasil davranilir, bir delikanliyla çikma teklifi
nasil karsilanir, tüm bunlar detayli bir sekilde davranis
hedefi olarak belirlendi. Her bir seansta belirlenen bir davranis
hedefi üzerine bir senaryo hazirlandi. Bu senaryo perspektifinde
biz önce kendisi bir model olarak o rolü oynadik. Ardindan
ayni rolü oynamasi için hastamizi yüreklendirdik.
Ilk çalismamizda disardan herhangi bir sey satin almamis,
konusma becerisi oldukça yetersiz olan bu hastamizin bir
ses kaseti almasi istendi. Ilk görevi basariyla tamamladiktan
sonra gelisen terapi süreçlerinde 18 yasindaki bir
genç kizin yapabilecegi tüm soysal isleri yapabilir
düzeye geldi. Tüm çalisma, hekimin modelleme
ve hastanin taklit çalismasiydi. Obsesif kompulsif bozukluklarda,
özgür fobilerde veya sosyal fobilerde de bu modelleme
rahatlikla uygulanabilir.
Sosyal
fobi sikâyetiyle bize gelen üniversite ögrencisi
bir hastamiz, baskalarinin bulundugu ortamlarda hatali bir davranista
bulunmaktan çok korkuyor ve kaçinma davranislari
gelistiriyordu. Bu hastamiza hatali davranis yapabilecegi, bunun
da gayet dogal oldugunu gösterdik. Seans odasinda elimdeki
fincani yere vurarak kirdim; hastam sasirmisti. Ardindan hastamin
eline fincan vererek seans odasinda bunu kirmasini istedim; büyük
bir tedirginlik yasadiktan sonra elindeki fincani yavasça
yere düsürdü, ancak fincan kirilmadi. Bu davranisini
benim gibi daha güçlü ve korkmadan yapmasini
istedik; ancak dördüncü denemesinde fincani kirabilmeyi
basardi. Modellenen davranis taklit edilerek yapilmis, korku kontrol
altina alinmisti. Hastamizin ayni davranisi grup terapisinde yapmasi
önerildi ve yeni bir davranis hedefi ortaya konuldu. Hastamiz
bu davranisi da basariyla yapinca hayatinda büyük degisimler
meydana geldi.
|