Yansıtmalı özdeşim mekanizması borderline kişilik örgütlenmesinin
kullandığı, zaman zaman da obsessifkompulsif kişilik yapısının
ve normal insanların başvurduğu bir savunma düzeneğidir. Yansıtmalı
özdeşim mekanizması, yansıtma-savunma düzeneği ile özdeşim-savunma
düzeneğinin birlikte kullanıldığı bir savunma düzeneğine işaret
etmektedir. Yukarıda yansıtma ve özdeşim mekanizmalarını izah
etmiştik. Hatırlayacak olursak yansıtma, bilinçdışındaki dürtülerin
ego veya süperego tarafından kabul edilmemesi sonucunda, sanki
bir projeksiyon cihazından slaydın bir perdeye yansıtılması gibidir.
Projeksiyon cihazından slayt veya görüntü filmi cihazın içindeyken,
yansıtma sayesinde bir görüntüyü hiç bağlantısı olmayan bir perdede
izleriz. İşte bireyler de kendi iç dünyalarında kabullenemedikleri
kimlik ve kişilik özelliklerini başkalarının üzerine yansıtarak
orada görürler. Karşı tarafı bu görüntü nedeniyle suçlayarak bunun
kendilerine ait olmadığı şeklinde bir iddia ile rahatlama yolunu
seçerler. Eşlerini kendilerini aldatmakla suçlayan, başkalarına
eşcinsel damgası vuran, başkalarının yalancı, dolandırıcı ve sahtekâr
olduğunu ısrarla iddia eden birçok insan kendi bilinçdışı istek
ve arzularını karşı tarafa yansıttığının farkında değildir.
Özdeşim
ise dışımızdaki bir takım bireylerin bir takım özelliklerinin
içe alınarak egonun içerisinde hazmedilmesi ve kendilik tasarımların
eklemlenmesiyle oluşan bir süreci simgelemektedir. Yürüyüşümüz
babamız gibi, konuşmamız öğretmenimiz gibi, futbol oynamamız meşhur
bir futbolcu gibi ve saç stilimiz bir artist gibi olabilir. Bunların
hepsi özdeşimlerin canlandığı alanlardır.
Klasik dinamik yapıda yansıtmalı özdeşim basit anlamıyla kullanılmamaktadır.
Özellikle ödipal dönemde ve ergenlik döneminde çocuk veya genç,
görmek istediği ebeveyn modeli veya türevlerini tasarımladığı
şekilde onlara yansıtır. Bilgi işlemede sistematik hataların yardımıyla
bu yansıtmasını mantıklı bir sürece oturtur. Eğer bir genç babasını
yüce, kudretli ve muhteşem bir şekilde algılamak istiyorsa baba
da bu gerçekliğin çok ötesinde zayıf, aciz ve zavallı ise, tüm
bu gerçeklik yadsınacak ve onun yerine kudretli bir baba imajı
hayali olarak yaratılacaktır. Babanın öyle olduğu zannedilecek
ve buna inanılacaktır. Hemen ardından o baba gibi olmak için mücadeleye
girişilecektir; özdeşim düzeneği, hayali kurgulanan ve yansıtılan
baba modeli üzerine olacaktır. Bu gerçek manada bir yansıtmalı
özdeşim savunma düzeneğidir. Olmayan bir materyalden sanal dünyada
bir varlık oluşturulmakta ve o varlığa öykünülmektedir. Bir vakamızda
çok başarılı ve yetenekli bir subay, bir takım sorunlar nedeniyle
bize gelmişti. Bu subay mesleğinde çok başarılı, birçok madalya
sahibi ve çok yetenekliydi. Her başarısının akabinde babasını
arıyor, öncelikle babasına başarılarını bildiriyor ve onun takdirlerini
alıyordu. Babasını anlatmasını istediğimizde bize çizdiği portrede
çok akıllı, çok zeki, çok kültürlü ve aydın, çok iyi bir idareci
ve kitap yazarı olan bir şahıstan bahsediyordu. Hiçbir zaman babası
gibi olamadığını, onun gibi başarılar elde edemediğini ve ona
hayran olduğunu ifade ediyordu. Babayı tanıdığımızda onun Anadolu’da
beş on bin nüfuslu bir ilçede, ortaokul öğretmenliğinden emekli
ve emekliliğini o ilçede geçiren bir şahıs olduğunu gördük. Oğlunun
sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısı babanın konumunun çok
üstündeydi. Ama oğlu kendisini ondan aşağıda görüyordu. Bu vaka,
yansıtmalı özdeşime iyi bir örnekti.
|