Kaçınılan
bir davranışla yüzleşmek hedeflenir. Davranışlarımızın iki uçlu
olduğunu biraz önce aktarmıştım: Yapmak zorunda hissettiklerimiz
veya yapmamak zorunda hissettiklerimiz. Bunlar yapmak zorunda
hissettiğimiz davranışlar ve yapmamak zorunda hissettiğimiz davranışlardır.
Yapmak zorunda hissettiklerimiz bir kompulsif davranış olabileceği
gibi bir şartlı refleks de olabilir. Yapmamak zorunda hissettiğimiz
davranışımız ise genelde kaçınma davranışıdır. Bu durumda da bu
eylemi yapacak olursak, sıkıntı, korku veya bunaltı hissedebiliriz.
Her iki durumda da kişi tersini yaparak korktuğu durumla yüzleşmeli
ve korkusunun anlamsız olduğu ona gösterilmelidir. Daha da ötesi
koşullu şartlanmanın oluşma mantığına uygun bir şekilde haz verici
bir durumla, kaçınılan veya sıkıntı duyulan davranışı eşleştirerek
koşullu şartlanma tersine döndürülebilir. Pratik uygulamada obsesif
kompulsif bir hastayı ele alacak olursak, elleri kirlenecek kaygısıyla
muhtelif mekânlara veya nesnelere dokunamamaktadır. Bu da hayatını
ciddi manada kısıtlamaktadır. Davranış hedefi olarak, dokunamadığı
nesne ve mekânlara dokunmak hedeflenmişse birey bunlara dokunmaya
zorlanır. Dokunamadığı nesnelere dokunarak bu duygusuyla yüzleşir.
Yüzleştirme devam etmelidir. Bu tip nesnelere dokunduktan sonra
ellerinde kirlilik hissi duyan hasta bir an önce ellerini yıkamak
istemektedir. Ancak burada da cevap engellenerek ellerini yıkaması
engellenir ki burada da “yıkamam” şeklinde bir yüzleştirme söz
konusudur.
|